ALTIN 988,22
DOLAR 18,5039
EURO 18,1433
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23 °C
Açık

Türkiye’den dünyaya açılan marka: UĞUR AKKUŞ

09.06.2022
143
A+
A-
Türkiye’den dünyaya açılan marka: UĞUR AKKUŞ

:Türkiye’de üç kuşaktır ticaretle uğraşan A&S Yatırım Holding’in yeni patronu…  Aile değerlerine önem vermenin yanı sıra yeniliklere de her zaman açık ve değişimden korkmuyor. Dünyayı geziyor, sosyal medyanın gücüne inanıyor, dijitalleşmeyi gündemine almış. En az işi kadar sosyal sorumluluk projelerine de önem veriyor. Uğur Akkuş ile geçmişin tecrübesinden günümüzün bilinmezliklerine dair harika bir sohbet gerçekleştirdik.

Türkiye Altın Marka Ödülleri törenine 2 ödülle birlikte damga vurdunuz. Törenle ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Törende olmayı çok isterim. Ancak Amerika’da olduğum için gelemedim. Dünyayı etkileyen pandemi döneminde tüm törenler ve konserler yasaklandı. 3 yıl boyunca evlerde oturduk. Birçok firma kapandı ya da iflasın eşiğine geldi. Bu şartlar altında kendi sektöründe değerli iş insanlarını bir araya getirip böylesine profesyonelce bir törenin yapılıyor olması ve basında geniş yer bulması takdire şayan. Yurt dışında aynı ülkenin insanları bir araya gelerek güçlerinin birleştirip işlerini daha çok arttırmıştır. Bu aslında büyük bir lobicilik faaliyeti. Bu törenlerin uluslararası boyutta yapılmasına destek veriyorum. Çok başarılı bir organizasyondu. Yapanlara, emeği geçenlere tekrardan teşekkürlerimi sunuyorum. 

A&S Yatırım Holding nasıl bir birikimin sonucu ortaya çıktı? Hem kendi tarihiniz hem de A&S Yatırım Holding’in tarihini anlatır mısınız?

A&S Yatırım Holding 1934’ten beri vergi veren bir şirket. İlk başta tarım ve çiftçilik yaparak ticaretin içerisinde bulunmuş. Daha sonrasında yurt dışından Türkiye’ye kumaş getirip, Türkiye’den de çeşitli gıda ürünlerini ihraç ederek hem ihracat hem de ithalat yapmış bir aile şirketidir. Ancak daha sonra 2007 yılında şahsım tarafından 21 şirketin toplanması ile bir holding yapısı oluşturuldu. Bu holding yapısı içerisinde enerji, sanayi, kozmetik, tekstil, sağlık ürünleri, finans ve gayrimenkul olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren 21 tane aktif şirketimiz var. Pandemiden önce senelik ihracatımız 50 milyon euro, istihdam sağladığımız kişi sayısı 1100’dü. Pandemiden sonra şu an ekolojik olarak ihracatımız ortalama tekrardan aynı rakamlara doğru geliyor. Hem kur farkı hem de pandeminin kapanışı ile beraber tekrardan senelik 50 milyon dolar katma değer sağlayacak ürünlerin yurt dışına ihracatını gerçekleştiriyoruz. Bunların içerisinde kadın kozmetiği, kadın spor kıyafetleri, spor malzemeleri,  tarım ürünleri, sağlık ürünleri, maske, eldiven ve tulum üretimini Türkiye’de yapıp 16 tane farklı ülkeye ihracatını gerçekleştiriyoruz.    

Kuşaklardır devam eden A&S Yatırım Holding’in yeni nesli olarak başarılarınızı devam ettiriyorsunuz.  Yeni projeleriniz nelerdir?

Projelerimiz bitmiyor. Çünkü dünya çok hızlı dönüyor ve biz bir yatırım şirketiyiz. Holdingin başına da yatırım holding dedik. Yatırım holding demek birçok açık sektörün içerisinde ilk olmak, bunları geleceğe taşıyarak hem ülke ekonomimize katma değer sağlamak hem dünya ekonomisinde yer bulmayı sağlamak demektir. Bizler de A&S Yatırım Holding adına önümüzdeki dönemde özellikle spor üzerine yatırımlar yapmayı düşünüyoruz. Yeni kanunda futbol kulüpleri şirketleşti ve hepsi artık dernek olmaktan çıkarak Anonim Şirket statüsüne geldi. Spor kulüpleri de artık bir şirket gibi alınıp satılabilecek. Aynı İngiltere, Fransa’da olduğu gibi. Ve spor kulübü başkanları spor kulübünün Ceo’su gibi kulübü yönetebilecek. Bundan dolayıdır da özellikle futbol, basketbol ve e-spor gibi sporun değişik alanlarına yatırım yapmayı planlıyoruz.

İkinci olarak turizm sektöründe var olmak istiyoruz. Turizm sektörü pandemide çok hasar gördü. Bu sebepten dolayı turizmin önünün çok açık olduğunu düşünüyoruz. Turizm ile ilgili çalışmalarımız var. Önümüzdeki dönemde bunları da açıklayacağız. Kısaca özetlemek gerekirse spor ve turizm önümüzdeki dönemde A&S Yatırım Holding’in yatırım yapacağı iki sektördür.

Başarılarınızın altında herkesin öngöremediği zamanlarda ve alanlarda yapılan yatırımlar var. Risk almaktan çekinmiyorsunuz. Başarısız girişimleriniz oldu mu?

Tabii ki oldu. Biz insanız ve insan beşerdir. Beşer olmasından dolayı şaşar, yanlış yapar ve doğruyu görür. Ancak buradaki en büyük şansım dördüncü kuşak ticaret ile meşgul olan bir ailenin ferdiyim. Yani yapılan yanlışları atalarımızda gördük. Ticaretten gelen bir aile ve burada yapılan birçok yanlışa çocukken şahit oluyorsunuz. Ve hatta onlar da büyüklerinde gördüğü için bu nasihatler, uyarılar almış oldukları kararlar yanlış yapmamızın önüne geçiyor. Ve aslında büyük bir şans. Yani ticarete dün başlayan bir insan değiliz. Risk alınması gereken bir şeydir ticarette ancak hayatta her şey risklidir. Kalkarsınız, uyanırsınız, yersiniz, içersiniz ama o gün yatağa gireceğinizi ya da giremeyeceğinizi Allah bilir. Onun için risk alıyoruz. Dünyadaki değişmeleri değişimi takip ediyorum. Bu değişimde gelişmeyle ilgili birçok yeni sektör doğuyor, yeni iş alanı oluşturuyor. Bunları önceden görüp analizini yapıp, analizini yaptıktan sonra büyüklerimize ve çevremize danışarak artısıyla eksisiyle projeyi masaya yatırıp ondan sonra karar alıyoruz. Ve karar alırken de her türlü senaryoyu masaya yatırarak daha sonra hayata geçiriyoruz. Bundan dolayı da başarısız olma olasılığımız minimuma düşüyor.

Ticarette de hayatta da hiç beklemediğiniz etkenler var. Mesela doğal afetlerin olması ya da hiç ummadığınız anda bir döviz kuru sıçraması veya düşmesi ile birlikte ticaretin sekteye uğramasına neden olabilir. Bir virüsün çıkmasıyla pandeminin gerçekleşmesi ve hayatın tamamen durması gibi… Bunlar tabi öngörülemeyen riskler ve bizim elimizde değil. Ama biz projeleri yaparken veya hayata geçirirken bunları bile masaya yatırıp düşünüyoruz. Örnek verecek olursak yurtdışında bir tane büyük baş hayvan çiftliği ile ilgileniyordum ve yaptığımız değerlendirmeler sonucu karlı bir iş gibi görünüyordu. Çok verimli toprakları olan gelişmeye açık bir çiftlikti. Ancak Florida bölgesi çok büyük şimşek, fırtına ve sele açık bir bölgede. Toprağa yağmur ansızın yağdığında çok aşırı şimşek düşüyor ve bu şimşeğin toprağa düşmesiyle beraber orada yaşayan hayvanların ölebilme veya zai olabilme riskini gördük. Bu risk olmasından dolayı projeden çekildik. Yani projelerin her türlü risklerini masaya yatıraraktan karar alıyoruz.

Sosyal sorumluluk projelerine önem veriyorsunuz. Yardımseverlik konularını bu kadar önemsemenizin altında yatan sebep nedir?

Sosyal sorumluluk projelerine çok önem veriyorum. Bunun sebebi de inancım. Kuran-ı Kerim’de bir ayet var. Bakara Suresi 261. Ayet: “Mallarını Allah yolunda infak edenlerin örneği, yedi başak bitirmiş ve her başağında yüz tane olan buğday örneği gibidir. Allah, tercihini doğru yapana kat kat verir. İmkânları geniş olan ve her şeyi bilen Allah’tır.” Siz bir verirsiniz Allah da size misliyle verir. Onun için biz sosyal sorumluluk projelerinde her zaman varız. Kazandığımızın bir kısmını ihtiyacı olan birçok kesime destek oluyoruz. Bunu da hiçbir zaman şov yapmak adına yapmadık. Bazıları örnek olmak adına gösterelim diyebilir ve onları asla yargılamıyorum. Bunu da destekliyorum ama biz gizli yapıyoruz. Bir elin yaptığını öteki elin pek fazla duymasını istemiyoruz. Bizim atalarımızdan dedelerimizden gelen bir şey. Dedem Güneydoğu’da ektiği buğdayın %40’ını dağıtırdı. Bundan dolayıdır ki sosyal sorumluluk projelerine her zaman destek verdim ve her zaman hayatımda olacak.

Dijitalleşme sonrasında hayatta kalan sektörler azalırken daha önce adını bile bilmediğimiz sektörler faaliyete geçti. Yeni sektörlere Türkiye nasıl ayak uydurmalı ve hangi sektörlere yatırım yapılmalı?

Dijitalleşme ile beraber yeni birçok sektör ortaya çıkıyor ve çıkacaktır. Kripto para sektöründe şu anda dördüncü sıradayız ve çok iyi gidiyoruz. E-Sporda dünyada ilk kez federasyon kurulan ülkeyiz. Oyun sektöründe de stüdyolarımızı geliştirdik. Yapımcılık sektöründe çok iyi durumdayız ve tüm dünya hala dizilerimizi izliyor.

Metaverse en önemli sektörlerden bir tanesi ve buradaki avatarlar 4. nesil internet olacak. 3 boyutlu şekilde kendi yaratmış olduğunuz avatarların bu sitelerde dolaşması, alışveriş yapması, iletişim kurması demektir. Bunun altında da birçok sektör çıkacaktır. Bunlar grafik, tasarım, NFT, yazılım, dijital tasarım. Bu sektörlerin önü çok açık. Özellikle NFT’nin önümüzdeki 10 yılda önünün çok açık olduğunu görüyorum. Bununla ilgili onlarca proje geliyor. Biz de araştırıyoruz, henüz daha bir karara varmadık. Doğru projeyi bulduğumuzda o projenin içerisinde olmayı planlıyoruz ve hedefliyoruz.

Yabancı ülkelerle oluşan ticaretimizin durumu sizin gözünüzden ne durumda?

Benim gözümde olması gereken yerde değil. Özellikle Türkiye lojistik olarak potansiyeli çok yüksek bir ülke. Türkiye; Kuzeydoğusunda Rusya, Kuzeybatısında Balkanlar ve Avrupa, Güneyinde kocaman bir Akdeniz, Güneydoğusunda Ortadoğu olması sebebi ile ortalama 1.7 trilyon dolarlık bir işlem hacmi olan bir ticaretin göbeğinde bir ülke. 4 saatlik uçuş mesafesiyle İstanbul’dan 4 tane ülkenin başkentine ulaşabilen lokasyondayız. Bundan dolayı dış ülkelerle yapmış olduğumuz ticaretin hacmi çok düşük. Pandemiden sonra bu durumun artacağını düşünüyorum.

İş hayatının yanı sıra sosyal hayatta da oldukça aktifsiniz. Dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

Aslında son bir yıldır sosyal hayatım yok diyebilirim. Kendimi tamamen işe adadım. Bunun sebebi de Amerika’da girmiş olduğumuz iki büyük proje. Sene sonunda bu projelerin dünya lansmanlarını yapacağız. Amerika’da işler Türkiye’deki gibi değil, çok vakit harcamanız gerekiyor. Çok hızlılar ve o hıza ayak uydurmanız için sosyal yaşamı sıfıra indirmeniz gerekiyor. Son zamanlarda Türkiye’ye bile gidip gelemiyorum. Onun için projeyi hayata geçirene kadar sosyal hayatımı sıfırladım. Sosyalleşmek adına yaptığım en önemli şeylerden bir tanesi spor. Aktif spor yapıyorum. Yüzme, pilates, koşu, kick boks ve teknede sörf yapıyorum. Spor her zaman hayatımda. Bununla beraber sağlıklı beslenmeyi de hayatıma koymaya çalışıyorum. Ancak korona ile beraber hepimizin anatomisini bozuldu. Koronanın etkilerini vücudumuzdan atıp tekrardan normalleşme üzerinde yoğunlaşıyoruz ancak girmiş olduğumuz sektör dijital sektör olduğu için gününüzün 18 saatini alıyor. Hayatımda böyle yorucu bir sektör görmemiştim. Yedi yaşından beri ticaretteyim ama dijital sektör uyumuyor, dünya uyumuyor. Ve siz de oraya ayak uydurup orada projenizi yapmak istiyorsanız siz de 18 saat ayakta oluyorsunuz. Tüm dünyaya entegre oluyorsunuz. İnanılmaz yorucu ama bunu da başaracağız ve sonrasında sosyal hayatımızla iş hayatımızı tekrardan dengeleyeceğiz. Benim içi hayat %33 sosyal hayat %33 aile %33 iş hayatıdır. Hayatı bu şekilde böldüm.

Süper Güç Türkiye kitabıyla yazarlık tecrübesi de edindiniz. Başka konularda da kitap yazacak mısınız?

Yazdım bile. Haziran sonunda çıkarıyoruz. Yeni kitabımın ismi Android Sevgilim. Androidlerle yaşıyoruz artık. Kitabımda dijitalleşmeyi anlatıyorum. Hedef kitlem gençler, gençlerin önünü açmak. Gençlere dijitalleşmenin ne kadar hızlı geliştiğini anlatıyorum. Bu kitabın da Süper Güç Türkiye gibi çok ilgi göreceğini hatta onun gibi bestseller olabileceğini düşünüyorum. Bu beni çok mutlu eden, heyecanlandıran konu. Kitabın aynı zamanda İngilizcesini yaptık: My android lover.  Amerika’nın en önde gelen kitap dağıtım şirketiyle anlaştık. Burada da Eylül ayında kitap Amerika’da ve tüm dünyada uluslararası kitapçılarda yerini alacak. Yani lokal bir proje değil, global bir proje olarak çıktık. Kitabım bitti şu anda kapakları tasarlanıyor ilk kez sizinle paylaşıyorum.

Sizi kendine örnek alan gençlere ne tavsiye edersiniz?

Beni kendine örnek alan gençlere tek bir şey tavsiye ediyorum. Umudunuz yitirmeyin… Hayat Allah’ın insana bahşetmiş olduğu en güzel armağandır. Her zaman inanın ve hedeflerinizin peşinden koşun.

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.