ALTIN
DOLAR
EURO
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Uzman Klinik Psikolog Nur Ela Aşar Yazdı: “Başkasının Işığında Parlayabilmek”

06.09.2025
746
A+
A-
Uzman Klinik Psikolog Nur Ela Aşar Yazdı: “Başkasının Işığında Parlayabilmek”

Uzman Klinik Psikolog Nur Ela Aşar, insan ilişkilerinde başarı karşısında yaşanan kırılmalara dikkat çekerek, kıskançlık, özgüven ve dostluk kavramlarını ele aldı. Aşar, özellikle kadınlar arasındaki başarı algısına ve sosyal medyadaki yansımalarına dair önemli tespitlerde bulundu.

“Bir psikolog olarak görüyorum ki, insan ilişkilerinde en büyük kırılmalar çoğu zaman başarı karşısında yaşanıyor; çünkü başarı, kıskançlıkla sevgiyi, sahicilikle çıkarcılığı en net hâliyle ortaya çıkarıyor.

Günümüzde takdir edilmek değil, taklit edilmek gerçek başarının işareti olarak kabul edilmektedir. Çünkü bizde “takdir” çoğu zaman içten değil, şeklen yapılır.

Benzer tablo daha çok kadınlar arasında kendini göstermektedir. Kimliğini sağlam kurmuş kadın, başka bir kadının başarısında ilham bulur; onun ışığı kendi yolunu da aydınlatır. Ama kimliğini başkalarının onayına yaslayan kadın, ötekinin başarısını ”torpil” ya da “gösteriş” olarak değerlendirmeyi seçer. Kıyas veya rekabet içinde büyütülmek, başkalarının başarılarını çoğu zaman ‘şans’ veya ‘avantaj’ olarak algılamamıza neden olur; oysa o başarıların arkasındaki cefalar ve emek genellikle göz ardı edilir.

Bugün sosyal medyada bir kadının başarı haberi paylaşıldığında ve yorumlara baktığınızda alkıştan çok küçümseme görürsünüz. Çünkü, burada asıl hedef başkası değil, yarım kaldığını bildiği kendi benliğidir.

Gerçek özgüven, başkasının başarısını kutlayabilmekten geçer. Özgüveni sağlam kadın, yanındaki kadının ışığını büyütür; özgüvensiz olan ise söndürmeye çalışarak kendi eksikliğini gizler.

Dostluk meselesi de benzer bir yerde duruyor. Çoğu zaman “kötü gün dostu”na değer biçeriz. Oysa acı anlarını paylaşmak kolaydır; zor olan, ışıklar sana çevrildiğinde aynı samimiyetle yanında durabilmektir. Bir başarı hikâyesinin altındaki samimi tebrik ile diş bilemesini gizleyen soğuk cümle arasındaki fark, dostlukla çıkarcılığı birbirinden ayırır. Gerçek dost, sen parladığında gölgesine çekilmeyendir ve çevrenizdeki ışıklar çoğaldıkça, sizin ışığınız daha fazla parlamaya başlayacaktır; yapmanız gereken tek şey olumsuz enerjiyi geride bırakmaktır.”

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.